Kırıkkale Son Dakika Haberleri, Son Dakika Haberleri Kırıkkale

Emine Bulut’un katilini bekleyen muhtemel ceza

– Emine Bulut’un katilini bekleyen muhtemel cezaKırıkkale Barosu Başkanı Çakır: ‘Ortada ‘canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme’ var. Bunun kanundaki karşılığı ‘ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezasıdır. Biz de bu cezanın verilmesi adına talebimiz olacak’ ‘Fedai V.’den sonra başka bir şahısla evliliği var. Zaten nafaka da bağlanmışsa o süreç sonlandırılmıştır’ ‘Dosyada destekleyici veya onu delil niteliğinde görebileceğimiz bulgu veya olguya rastlamadık’KIRIKKALE – Kırıkkale’de eski kocası Fedai V. tarafından küçük kızının yanında bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut’un devam eden adli süreci ile ilgili açıklamalarda bulunan Kırıkkale Barosu Başkanı Erol Çakır, barolarına kayıtlı 248 avukatın davaya müdahillik talebinde bulunduğunu belirterek, ‘Ortada ‘canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme’ var. Bunun kanundaki karşılığı ‘ağırlaştırılmış müebbet’ hapis cezasıdır. Biz de bu cezanın verilmesi adına talebimiz olacak’ dedi. Emine Bulut cinayeti ile ilgili açıklamalarda bulunan Kırıkkale Barosu Başkanı Erol Çakır, ‘Biz öncelikle Emine Bulut cinayetinin insanlığın geldiği nokta, kadın haklarının her zaman savunuculuğunun yapıldığı veya olması gerekenin yapılamadığı ve kadınlarımızın da bu şekilde cinayetlere kurban gitmesini Kırıkkale Barosu olarak kınıyoruz. 18 Ağustos Pazar günü başlayan bir süreç bu. Maalesef bu ulusal medyaya konu olan ve hiç tasvip etmediğimiz, Kırıkkalemizin isminin de bu kötü olayda Türkiye gündemine düşmesinde biz de üzüntüyle karşılıyoruz. Yargı birimleri üzerine düşen bütün görevi hassasiyetle ve hatta Türkiye’de yargılama sürecinin çok kısa bir süre içerisinde iddianamenin hazırlanması, nöbetçi ağır ceza mahkemesine sunulması, oradan da ağır ceza mahkemesinin de iddianamenin kabulü ile birlikte 9 Ekim 2019 tarihi duruşma günü tayin edildi’ diye konuştu. ‘Dosyada destekleyici veya onu delil niteliğinde görebileceğimiz bulgu veya olguya rastlamadık’ Emine Bulut’un öldürülmesi ile ilgili nafakanın etkili olmadığını ifade eden Çakır, ‘Zira bu evlilik ve boşanma hadisesi, evlilik 2006 yılında, boşanma da bu olaydan 4-5 yıl önce vuku bulmuş. O süreç içerisinde de hiç bir şekilde nafaka ile ilgili gündeme gelinmemiş. Sadece maktulün evlenip boşanması, daha sonra başkasıyla evlenmesi ve daha sonra da ben evleneceğim talebi ile bu konuşmanın veya tartışmanın vuku bulduğu, belki sanık bu ağırlaştırılmış durumdan kurtulmak maksadıyla da kendisi beyanda bulunmuş olabilir. Ama bunu dosyada destekleyici veya onu delil niteliğinde görebileceğimiz bulgu veya olguya rastlamadık dosya içerisinde. Özellikle nafaka yönünden. Zaten maktulün bir nafakası da söz konusu değil. Zira kendisinin bu boşanmadan sonra Fedai V.’den sonra başka bir şahısla evliliği var. Zaten nafaka da bağlanmışsa o süreç sonlandırılmıştır. Zaten burada çocuk yönünden bildiğim kadarıyla 390 Türk lirası bir nafaka var. Nafakanın da bu olayda gündemde olduğunu zannetmiyorum. Dosya içerisinde böyle bir bilgi beyan görmedik’ şeklinde konuştu. Kırıkkale Barosuna kayıtlı 248 avukatın davaya müdahillik talebinde bulunduğunu dile getiren Çakır, açıklamasını şu şekilde sürdürdü: ‘Tabii, buradaki süreçte biz Kırıkkale Barosu olarak, Kadın Hakları Komisyonu olarak hep birlikte beraber biz taraf olarak müdahillik talebinde bulunuyoruz. Bu da toplam avukat sayısına bakıldığında 248 avukatımız dahi bu müdahillik talebini ben de yapayım ben de olayım edasıyla hepimiz bu göreve talibiz.’ ‘Çocuğun haklarının korunması için kayyum atandı’ Çakır, ‘Tabii, bu olay ulusal medyaya konu olduktan sonra da zaten görüntüler birçok yerde izlendi ve birçok yardım eli uzatıldı. Biz Kırıkkale Valiliği, Kırıkkale Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Kırıkkale Barosu olarak ortada kalan bu genç yavrumuzu devletin kucaklayıcı eli, baromuzun bu olaya duyarlılığı kaynaklı olarak da hukuken tüm haklarının kendi elinde olması, üçüncü şahısların buna müdahil edilmemesi ve kendisinin de 18 yaşından sonra bu şekilde toplanan yardım veya hiyerarşilerde de kendisinin bir de bir faydalanması maksadıyla da Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü vasi ve kayyumluk ve gözetici aile profili ile girişimde bulunmuş ve bizim baromuzdan da kayyumluk müessesinde yer almasını istedikleri için de mahkeme kararıyla da bizden bir kayyum talebinde bulunulmuş, bizde bir meslektaşımızı en azından bu yavrumuzun hak ve hukukunun kollanması, kendisine edilen bu yardımların kötü kullanılmaması veya art niyetli kişilerin eline geçmemesi amacıyla da mahkeme artı kayyum marifetiyle böyle bir girişimde bulunulmuştu. Meslektaşımız bu görevi kabul ederken de kayyum olma talebini baro olarak da bizim bir ricamız oldu. Kendisine mahkemece bir ücret kabul edilmesi durumunda bunu üstlenmeyeceğini, kendisinin ücretsiz bunu yerine getirebileceğini, gönüllülük esasına göre kayyum olabileceğini beyan etti meslektaşımız. Bizde bu meslektaşımızı Sulh Hukuk Mahkemesine bildirdik ve süreç başladı. Bizim gayemiz ortada bir cinayet davası var ve bu davada da biz kişiyi ne hak ediyorsa o aldığı cezanın üst sınırında cezalandırılmasını ve ortada kalan çocuğun da kişisel maddi ve manevi haklarının korunması anlamında da biz birebir çocuğun yanında olmayı Çocuk Hakları Komisyonumuz, Kadın Hakları Komisyonumuz, Kırıkkale Baro Başkanlığımız, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğümüz, Valiliğimiz ile beraber çocuğumuzun haklarını korumaya hazırız. Kayyumluk müessesi ve vasilik ile birlikte adımlarını atmış bulunuyoruz.’ ‘CMK’ya kayıtlı meslektaşlarımız görevlendirmeyi kabul etmedi’ Cinayet zanlısı Fedai V. için kısa sürede iddianamenin hazırlandığını kaydeden Çakır, ‘Ortada ‘canavarca hisle tasarlayarak adam öldürme’, bunun kanundaki karşılığı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıdır. Biz de bu cezanın verilmesi adına talebimiz olacak. Yargı birimleri üzerine düşen bütün görevi hassasiyetle ve hatta Türkiye’de yargılama sürecinin çok kısa bir süre içerisinde iddianamenin hazırlanması, nöbetçi ağır ceza mahkemesine sunulması, oradan da ağır ceza mahkemesinin de iddianamenin kabulü ile birlikte tekzip düzenlendi. Tekzip ile birlikte de 9 Ekim 2019 tarihine duruşma günü tahin edildi. Tabii bu süreç içerisinde sanık vasfındaki kişinin de avukatlık yönünden de ilk önce Ceza Muhakemesi Kanunu tarafından soruşturma aşamasındaki bir meslektaşımız CMK usullerine göre tayin edildi. En son mahkemenin kabul edilmesi ile birlikte mahkemede duruşmanın gün verilmesiyle birlikte de CMK sisteminden de ağır ceza mahkemesi başkanlığı tarafından da kendisine CMK’dan bir avukat talebinde bulunuldu. CMK’ya kayıtlı meslektaşlarımız görevlendirmeyi kabul etmediler. Sistemde de tıkanıklığa sebebiyet verdi. Kırıkkale Baro Başkanlığı olarak da bir meslektaşımızı kendisine avukat etmek zorunda kaldık.’ ‘Mahkemenin en kısa zamanda bu davayı bitireceği kanaatindeyiz’ Mahkemenin davayı doğru ve en kısa zamanda bitireceği kanaatinde olduklarını belirten Çakır, ‘Biz dosyanın genel mahiyetinde değerler talep edildi. Tekzipte nelerin olduğunu tam anlamında görmedim. Şu bir gerçek dosyanın içerisinde bilgi ve belgelerin o güne kadar toplanıp toplanmayacağı, dosyanın içerisinde talep beyanları var. Görgü tanıklarının beyanları var. Bunlar mahkeme huzurunda tekrar dinlenecek. Sanığın beyanları olacak. Çocuğun psikolog nezdinde yeninden ifadesine başvurup dosyaya girecek. Kişinin akli melekeleri konusunda bir talep olursa, ki olma ihtimali de var. Kesin ölüm raporu da ortada yok. Bunların hepsinin tamamlanması bir süreç tabi. 9 Ekim değil de yakın bir zaman içerisinde neticelenebilir bir süreç. O yüzden de uzun soluklu bir süreç olacağı kanısında değiliz. Mahkememizin bu davayı doğru ve en kısa zamanda bitireceği kanaatindeyiz’ ifadelerini kullandı.

Bir önceki yazımız olan Yazar Nilgün Bodur'dan tepki çeken paylaşım: Erkekleri bu hale getiren hemcinslerime kızıyorum başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Add a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Son Dakika Kırıkkale Haberleri